Tz8ARf.  Herkese merhaba! 2020, bence muazzam bir enerji ile geldi. Hayatlarınızda ne istiyorsanız, gani gani sizlerin olsun. Bence şans, kısmet ve güzellik sizlerle olsun. Bu kez, uzun zamandır takip ettiğim, yazılarını ve öngörülerini çok sevdiğim bir dostumla, sevgili Can Aydoğmuş ile birlikteyim. Can’ın kitaplarını çok seviyorum ve bence kendisi vedik astroloji konusunda önemli bir fikir lideri. Türkiye ve dünya hakkındaki bütün öngörüleri genelde de çıkıyor. Geçtiğimiz yıllarda da, çok başarılı öngörüler yapmıştı. Onu yakalamışken pek çok şey hakkında konuşmak istiyorum. Bu yazıda ise, öncelikle Türkiye ve dünyanın astrolojik haritasından bahsedeceğiz. Ayrıca, sizlerin bu dönemle ilgili ne olup bittiği konusunda bir farkındalığa varmanızı sağlayacağız. O zaman, çok kıymetli bilgileri ile Can Aydoğmuş ve 2020 öngörüleri bu yazıda sizlerle! 2020 Türkiye İçin Nasıl Geçecek? 2020, Türkiye için çok önemli bir yıl. Bu yıl, Türkiye’nin 20 yıllık Venüs döngüsü bitiyor. Bu döngü, 2020’nin özellikle Mayıs ayında bitecek, aslında Mart ayının 12’sinden sonra bitiyor ama Mayıs ayından sonra tam olarak etkisini gösterecek. Çok önemli bir dönem. Türkiye, 2000 yılından bu yana Venüs Döngüsü’ndeydi ve Venüs Döngüsü’nün olduğu evin puanı 22. Şimdi, Güneş Döngüsü’ne girecek ve bu evin puanı 42. Yani, arada neredeyse %100’lük bir fark var. Bu nedenle, Türkiye önümüzdeki dönem her anlamda çok büyük bir değişim yaşayacak. İlk iki yıl dasha değişecek ve Vedik Astroloji’de dashalar çok önemlidir, gezegensel döngü anlamına gelir. Dasha’nın ilk iki yılı her zaman sarsıcıdır ve çok ciddi değişime yönlendirir. 2023 yılından sonra, Türkiye çok büyük bir yükseliş yaşayacak. Türkiye, bu 20 yıllık döngüde biraz zor bir dönem geçirdi. Kayıplar verdi, kendi içinde çok büyük zorluklar yaşadı. İçinde olduğumuz dönem, aslında bir yapılanma dönemi. Kadın hakları ve kadınla ilgili büyük mücadelelerin, farkındalıkların yaşandığı bir dönem. Buradan çıktığınız zaman, Güneş Dönemi’ne girdiği zaman Türkiye’nin çok daha yönetici, çok daha itibarını yükseltmeye yönelen, kendi gücünü ortaya çıkartacak bir döneme girecek. Ancak, Güneş Dönemi’nde ilk iki yıl itibarla ilgili düşüklük, kendi içinde zorluklar yaşanabilir. 2023’ten sonra Türkiye, dünyanın en büyük süper güçlerinden bir tanesi olacak. Bunların dışında, 2020 yılı dünyanın her yerinde bir savaş çıkacağı bir dönem olacak. Petrol yükselecek, Ocak sonu-Şubat başı gibi Bitcoin çok büyük yükseliş yaşayacak, aynı zamanda Türkiye için finansal ve ekonomik olarak çok zor bir yıl olacak. Neye Yatırım Yapmalı? Ev alın! Bu dönem, altın da dolar da iniş-çıkışta olacak. Bir yükselecek, bir inecek. “Daha yükselirse bozmayayım” diyen bozmayacak, bu sefer düşecek. Bu nedenle, dolara ya da altına yatırım yapmak çok mantıklı değil ama çok mantıklı bir yatırım var, o da ev almak. Neden? Türkiye’nin haritasında da görünüyor; İstanbul’daki 40 m2’lik evler, New York’taki gibi 1-2 milyon USD olacak. Yaklaşık olarak, önümüzdeki 5-10 senelik dönemde, Türkiye’deki toprak değeri, bizim hayal edeceğimizden çok daha fazla artacak. Şuan, ev fiyatlarının düştüğü görünüyor, önümüzdeki dönemde de düşüş var; ancak, 2022-2023’ten sonra ev fiyatları inanılmaz bir yükseliş yaşayacak. Bu yükseliş yaşanmadan ev almak, en mantıklı yatırım. Tarıma yönelmek de mantıklı. Türkiye’nin toprakları genişleyecek, Türkiye’de tarımla ilgili inanılmaz bir büyüme olacak. 2023’te, Türkiye’nin bütün dünyadaki ticaret hayatı çok büyük bir yükseliş yaşayacak. 2024’te, Türkiye’nin kazancı kat ve kat artacak, inanılmaz bir büyüme yaşayacak. Bu dönemi, aslında bir doğum sancısı gibi düşünmek gerekiyor. Yeni bir şey doğuyor ama müthiş bir şey doğuyor. Doğum bazen acılıdır ama dünyaya yeni bir can gelir. Aslında, bu süreçte de Türkiye, adeta yeni, çok güzel bir doğuş yaşayacak. Bu süreçte öğreneceğimiz çok fazla şey var. Gezegenlerin Ters Dönmediği Zamanları Tercih Edin İnsanların yeni şeylere başlamaları için; gezegenlerin ters dönmediği zamanlar başlamaları gerekir. Yeni bir şirket kuracaksanız, yeni bir işe başlayacaksanız, evlenecekseniz, yeni bir şeye başlayacaksanız; gezegenlerin ters dönmediği tarihleri iyi takip etmelisiniz. Çünkü, 2020’de; Nisan’ın sonuna doğru ters dönmeye başlayacak, Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım’ın sonuna kadar gezegenler ters dönüyor. Birisi ters dönecek, birisi duracak ama yazın, 3-4 tanesi birden ters dönecek. Bu yaz; Jüpiter, Satürn, Venüs, Mars, Merkür, Neptün, hepsi ters dönecek. Yeni şeylere başlayacaksanız; örneğin, yazın düğün yapacaksanız, nikahınızı söyleyeceğim tarihlerde yapabilirsiniz. Bu tarihler; 2020 Ocak sonu, Şubat başı 7 Şubat çok iyi bir tarih, Mart sonu Özellikle 29 Mart çok iyi bir tarih. 7 Şubat 2020, saat 1550, yeni bir şeylere imza atmak, yeni bir şeylere başlamak için çok iyi bir tarih. Aynı zamanda, Mart sonu ve Nisan başı çok iyi bir tarih. Ondan sonra yok; ta ki Kasım sonu ve Aralık başına kadar. Düğünü yazın yapabilirsiniz ama evlilik akdini bu belirtilen tarihlerde yapın. Yani, nikahınızı daha önce yapın, düğünü yaza yapın. Ya da, bir işe başlayacaksanız; kontrat imzalamayı da bu tarihlere ayarlayın. İnsanların yeni bir şeylere başladıkları zaman gezegenlerin ters dönmediği ve Yeni Ay’dan Dolunay’a doğru olan zamanları kullanmaları gerekiyor. Neden? Google’da Ay Takvimi diye arama yaparsanız; Yeni Ay ile dolunay arasını her ay için görebilirsiniz. Yeni Ay’dan dolunaya doğru olan zamanlardan yaptığınız zaman, yükseliş içinde olmasını sağlarsınız. 2020 Türkiye İçin Zor ve Sancılı Bir Dönem 2000’den 2020’ye kadar Venüs’ün etkisindeydik dedik. Ve bu, bizde daha çok tutulma, obsesif bir hal yarattı. Yani, ilerleyeceğimize biraz yerimizde saydık. Politikadan bahsetmiyorum, insan hayat kalitesinden bahsediyorum. Türkiye, daha parlak bir dönemdeyken daha içine kapandı. Aslında, içsel olarak çok geliştik. Venüs, biraz da inançla ilgilidir. İnsanların bu dönemde inançları çok daha fazla değişti, dinsel algıları çok değişti, farkındalıkları arttı; çünkü, Venüs bunu yapar. Bu dönem, Türkiye için, patronlar için hiç kolay bir dönem değil. 2020, bütün patronlar, bütün yöneticiler, bütün şirketler için çok zor bir dönem olacak. Ve, ekonomik olarak sevimsiz bir dönem, ancak çok ilginç şeyler de var. Örneğin; 2017’nin Ekim ayında Satürn, Türkiye’nin dış ilişkiler evine girdi ve direkt Amerika vizeleri iptal etti. Ondan sonra da, yurtdışı ile bir sürü sorunlar yaşamaya başladık. Satürn, orada Ketu ile buluştu. Satürn Ketu buluşmasının en son tarihi 1870. O zaman; büyük İstanbul yangını olmuş, bir belediye başkanı saldırıya uğramış. Bu dönemde de Türkiye’nin astrolojik haritasına baktığımız zaman; özellikle liderler için, patronlar için, büyük kitleleri etkileyen kişiler için inanılmaz bir dönem olduğunu görüyoruz. Bu dönemde, onların da kendi güçlerini ellerinde tutma mücadelesi ama aynı zamanda çok büyük bir değişimi göreceğiz. Bu süreç, sonuç olarak Türkiye’nin iyiliğine olacak. Türkiye’nin haritasına baktığımız zaman çok iyi ve güçlü bir harita görüyoruz. Türkiye’nin haritasının gidiş noktası öyle bir şey ki, inanılmaz güzel. İnsanlar, “Türkiye kötü olacak” gibi düşünüyor ama öyle değil. Hiç kimse, Türkiye’yi yıkamaz, bölemez, asla! Hem korunuyor, hem büyük üstatların merkezi, hem de bizim daha keşfetmediğimiz şeyler var, onlar çıkacak. 2024’te Çok Güçlü Bir Döneme Geçiyoruz 2022’nin üçüncü ayından sonra çok pozitif bir döneme giriyoruz, 2023’ün birinci ayına kadar. 2023 Ocak-Aralık kendi içinde zorlayıcı bir dönem var. Ancak, arkasından 2024’ten itibaren gerçekten bambaşka, çok güçlü bir döneme geçiyoruz. Son beş yılda, çok fazla beyin göçü oldu, çok fazla insan gitti. Normalde özgür ruhlu bir insanım ama ana vatanı terk etmem. Türkiye’yi terk edip gidenlerin hepsi şu cümleyi kuracak, “Keşke satmasaydım, keşke bırakmasaydım”. Şuanda, Türkiye’de işsizlik oranı çok yüksek, maddi sıkıntılar var ki bunlar her kitleden. İnsanlar parasını tutmalı mı? 2020, bu anlamda daha kolay geçmeyecek. 2020 sonrası, hatta 2022’nin dördüncü ayından sonra rahatlayacak. Satürn, zaten şuan Türkiye’nin finans evine giriyor. Bir süredir, ekonomi ile ilgili niye bu kadar sorun yaşadık? Çünkü, Ketu Türkiye’nin finans evine girdi ve orada tutulmalar oldu. 2020’de Rahu ve Ketu Aynı Yere Geliyor Rahu ve Ketu, yani kuzey ve güney düğüm 19 yılda bir aynı yere gelir. Türkiye’nin 2018’te ekonomik olarak geldiği yerden 19 yıl önceye geriye gidecek olursak; 1999 çok ciddi ekonomik kriz ve depremin olduğu bir yıl. Ondan 19 yıl önceye gittiğimizde 1981 yılı, darbenin olduğu yıldı. 19 yıl önceye gittiğimizde 1961 yılı, yine darbe vardı. 19 yıl önceye gittiğimizde 1942, çok büyük kriz oldu, İstiklal Caddesi talan edildi. 19 yıl daha geri gittiğimizde 1923, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu tarih. Yani, Türkiye’nin bu 19 yıllık döngüsü aslında. 19 yılda bir, 2023 yılından itibaren Türkiye için çok önemli patlamalar olacak. “Tarih tekerrürden ibarettir” derler ya, aslında astroloji de öyle. Ancak, güncel olarak tekerrür ediyor ve farkındalık kazandığın seviyeye göre seni etkiliyor veya etkilemiyor. Siz de, kendi hayatınızı geriye doğru düşünecek olursanız, çok daha iyi anlarsınız. Oturup yazabilirsiniz de. Çünkü, insanlar farkındalık yaşadıkları zaman gerçekten oldukları şeyin içinden çok daha rahat bir şekilde çıkabiliyorlar. Diğer türlü karanlık bir odadasın, ışık yok, görmüyorsun. Işık bir yanmaya başlayınca odada olduğunu görüyorsun, biraz daha arttığı zaman eşyaları görüyorsun, biraz daha artınca ortalığı toplamaya başlıyorsun, ışık iyice yanında dolabın arkasındaki kapıyı görüyorsun ve dolabı itip kapıdan çıkabiliyorsun. Işık, farkındalık. O yüzden, aslında bizim farkındalık kazanmamız çok önemli bir şey. Rahu ve Ketu’nun aslında bizim dönüşümümüze ve gelişimimize katkısı var. Bizim 19 senelik bize göre negatif durum, aslında bizim geliştirmemiz gereken yönleri geliştirdi ve Türkiye içe döndü. Kendi içini geliştirdi ve dışa dönük olacağı alanlarda, bunları pozitif kullanacak. Sonuçta, yükselerek çıkıyoruz. Tekerrür ama pasif daire değil, hep aynı şeyi yaşamayacağız. Oradaki dersi aldık, kendimizi geliştirdik, bir sonraki seviyeye hazırız. Satürn 2020’nin Ocak ayının sonunda, özellikle Türkiye’nin dış ilişkiler evinden çıkıyor. Jüpiter, Türkiye’nin dış ilişkiler evinde kalacak. 2020 Ocak sonundan Nisan’ın başına kadar olan dönemde, Türkiye dış ilişkiler açısından çok büyük bir gelişme yaşayacak. Bunu, çok pozitif bir şekilde yaşayacak. Aynı zamanda, daha birleştirici olmak mecburiyetindeyiz. Dolayısıyla, bütün dogmatik yapılar için çok zor bir dönem. Jüpiter kendi evinde olduğu için; herkes özgürlüğe yönelecek, insanlar özgürlük kazanma mücadelesine girecek. Can Aydoğmuş’un 2020 yılı Türkiye için öngörüleri böyleydi. Bir sonraki konuda, 2020 yılında dünyayı nelerin beklediğini konuşacağız. Şimdilik hoşça kalın! Yayınladığı videoda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haritasını inceleyen Nihan Urel, Erdoğan’ın hem ulusal hem de uluslararası arenada etkisini artırarak tarihe geçecek başarılara imza atacağını söyledi. Son yıllarda dünya genelinde astrolojiye olan ilginin artmasıyla beraber, dünya liderlerinin hayatları da mercek altına alınmaya başladı. Özellikle seçim ve yeni parti kuruluş zamanlarında yaptıkları yıldız haritası yorumlamalarıyla önemli isimlerin de dikkatini çeken astrologlar, daha önce defalarca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın astrolojik göstergelerini değerlendirdi. "2020 CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN YILI" Reklamcı Astroloji uzmanı Nihan Urel, YouTube kanalında yayınladığı programda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doğum haritasına yer vererek 2020 yılının Recep Tayyip Erdoğan cephesinden nasıl geçeceğini inceledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın astrolojik verilerini inceleyen Urel, özellikle 15 Mart’tan itibaren Erdoğan’ın siyasi hayatında büyük bir sıçrama gerçekleşeceğini söylemiş Uzman astrolog, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haritasını inceledi ViDEO "EMEKLERİNİN KARŞILIĞINI ALACAK" Erdoğan’ın çok uzun zamandan beri emek vererek tamamlanması için çaba sarfettiği birçok şeyin bu tarih itibarıyla gerçekleşmeye başlayacağına yer veren Urel, büyük kadersel dönüşümlerin kapıda olduğunu söylüyor VİDEONUN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN Türkiye’nin de geleceğini etkileyecek güzel değişimlerin Erdoğan sayesinde gerçekleşeceğine yer veren Astroloji Uzmanı ve Reklamcı Urel, önemli görüşmelerin de başlayacağına işaret etmiş "ULUSLARARASI GÜNDEMİ O BELİRLEYECEK" Erdoğan’ın emeklerinin meyvelerini toplama zamanının geldiğini söyleyen Urel, 15 Ağustos civarında uluslararası siyasi arenada da yumruğunu masaya vurarak etkisini artıracağını söyledi. Global ölçekte gücünü iyiden iyiye artırmasının yanı sıra, gündemi belirleyecek kişinin de Erdoğan olacağını söyleyen Urel, Türkiye’de de ciddi ölçekte bir oy artışı olacağını öngördü. Özellikle kasım ayından itibaren tüm gezegenlerin Erdoğan’ı işaret ettiğine yer veren Urel, yıldızların da Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yana olduğunu ekledi. 1Duygu Bay / PembeNar Özel Yazı öncesinde ne kadar eskiye dayandığı kesin olarak bilinmemekle beraber astrolojinin yazılı tarihte ilk ortaya çıkışı MÖ 2. binyıl olarak hesaplanmaktadır. Tarihin büyük bir çoğunda astroloji ilmi bir gelenek kabul edilmiş; politik ve akademik bağlamda astronomi, simya, tıp ve meteoroloji gibi dallarla birlikte kullanılmıştır. Ancak 17. yüzyılda astronomi ve fizik alanında ortaya çıkan yeni bilimsel kavramlar astrolojinin doğruluğunu sorgulatmaya yüzyıla geldiğimizde astroloji ve astrologlar hala pek çok kişinin hayatına rehberlik ediyor. Bilimsel sahnedeki yeri hala belirsiz olsa da astroloji popülerliğini her geçen gün yeniden kazanıyor. Özellikle pandemi sonrası 2020 ile ilgili gerçekleşen bazı öngörüler, yeni dünya düzeni ile dilimize yerleşen bazı astrolojik terimler ile astroloji bir kaynak olarak yeniden ilgi odağı oldu. Güneş burcu, ay burcu, retro, tutulma, dolunay, yeniay gibi astrolojik fenomenler artık dilimize ve hayatımıza yerleşti. Peki bunlar hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? PembeNar Yazarı Astrolog Seçkin İlbuğa, astrolojiye ve 2020'ye dair merak edilen soruları PembeNar'a özel Bay Bir kişinin doğum haritasına bakılarak hakkında ne kadar bilgi sahibi olunabilir? Astrolog Seçkin İlbuğa Doğum haritası, doğduğunuz anda açılan geçmiş yaşam kayıtlarınızı öğrenebileceğiniz bireysel arşivinizin giriş biletidir. Bu arşivdeki; zihinsel, duygusal, ruhsal ve maddesel kodlar kendinizi yaratmak için kullanacağınız potansiyeller zinciridir. Doğum haritasına bakılarak elde edilebilecek bilgiler ise danışana, danışmana, haritanın incelenmeye başladığı andaki gökyüzü pozisyonuna ve daha birçok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Ancak ’normal’’ şartlarda kişinin karmik döngüleri, dünyaya geliş amacı, gelecekte nelere dikkat etmesi gerektiği, kişiliğinin gizli kalmış yönleri, farkında olmadığı hayal ve beklentileri, korku ve kaygılarının hangi alanlarda baskı ve daralmaya neden olduğu, bedensel-ruhsal sağlığı, ilişkileri, ebeveyn, kardeş ve çocukları, iş ve aşk hayatı, yetenek ve yeterlilikleri, olaylar karşısındaki davranış biçimi gibi sayısız detay rahatlıkla görülebilir. Aslında sınır yoktur, teknik ve görü vardır. 4Harita analizinde ulaşılacak bilginin ölçüsü haritayı inceleyen astroloğun kendi yıldızlarına uygun yaşayıp yaşamadığı ve göksel bilgiyi ne şekilde içselleştirdiği ile de ilgilidir. Kendi adıma bu bunu yapar, şu şöyle olur veya gelecekte böyle olacaktır yerine Venüs retrosu nasıl sağaltılır, transit Plüton karesi karşısında ne yapılabilir şeklinde yaklaşmayı tercih ederim. Kişinin dönüştürmesi gereken davranışlarını ya da karmik tıkanıklıklarının hangi zamanda hangi motivasyonla yönlendirilmesi gerektiğini incelemeyi daha verimli buluyorum. Bu şekilde çalışıldığında hem birey kendi programına ve hayat amacına yöneliyor, başardıkça da bütüne katkı sağlamış oluyor. Benim açımdan, eşsiz bir tatmin. Önemli olan mevcut potansiyelleri karşılayan motivasyonun danışana fayda sağlayacak şekilde incelenip aktarılabilmesidir. Saf bilginin danışana katkısı yetersizdir. Çözümsel yöntemler tercih edilmelidir. Diğer insanların doğum haritamızla ilgili bilgileri bilmesi doğru mu? Doğum haritanızdaki bilgileri paylaşmakla ilgili en büyük risk tavsiye aldığınız insanların üslup ve yaklaşımı olabilir. Satürn kare yaptı babanızı kaybedersiniz, Mars geliyor dayak yersiniz, Uranüs 150 yaptı uçurumdan yuvarlanırsınız gibi bir yaklaşım seçilmişse haritayı paylaşmak gerçekten riskli olabilir. Zihninizi ve duygularınızı korku sarmalının içerisine hapseden bu durum sizin için kendini gerçekleştiren bir kehanete dönüşebilir. Danışmanın öngörüsü gerçekleştiğinde danışanın korku bazlı bir bağımlılık geliştirmesi riski hep vardır. Danışan-danışman arasında oluşabilecek bu sağlıksız psikolojik sürecin yönetimi danışmanın sorumluluğudur. Ancak kimi seçtiğiniz de sizin simya veya diğer metafiziksel konuları araştıran insanlar ise harita bilgilerim kullanılarak başkaları beni kontrolü altına alabilir mi, bana büyü yaptırabilirler mi gibi endişeler taşırlar. Büyü, sihir gibi kanallar bir evrim ve ibret sürecine hizmet etme görevini kesin olarak tamamlamışlardır. Çalışmalar bir üst oktava evrilerek bireyin onay ve rızası olmadan şifa kanalları dahi çalışamaz hale gelmiştir. Yine de bu kaygılara meydan vermemek üzere harita bilgilerinizi yorumuna, deneyimine veya enerjisine güvenmediğiniz kimselerle paylaşmayın diyebilirim. Ancak bilgilerinizi paylaştığınız için başınıza bir şey geleceğinden de korkmayın. İnsan hiçbir şeye karşı tamamen çaresiz ve savunmasız bırakılmamıştır. İnsanın en büyük gücü ve kalkanı iradesidir ve bunu Hayatımızı en net etkileyen Güneş burcu, Ay burcu ve yükselen deniyor. Bunlar hayatımızın ya da karakterimizin hangi yönüyle bağlantılı? Hangi konuda Güneş, hangi konuda Ay ve hangi konuda yükselen burcumuza bakmalıyız? Aslında hayata etki etmek yıldız, gezegen, ışık vb göksel objelerin işidir. Bu göksel objelerin herbiri kendine özgü bir fonksiyonu yönetir birbirleriyle etkileşimlerinin yansımaları da rutini değiştirir. Astrolojik evler bu objelerin yaydığı tesirlerin haritanızın hangi alanında iş, sağlık, aile vb. sizi etkileyeceğini ifade ederken burçlar, gelen etkinin nasıl karşılanıp deneyimleneceği bilgisini içerir. Göksel hareketlerin etkilerini tutulma, retro, yeniay vb yükselen burcunuzu baz alarak okumanız daha doğru olur. Esasen burçların düştüğü evler üzerinden yorum yapılır, derecesi önemlidir ve sağlıklı olan bireysel haritalarınız üzerinden yorumlanmasıdır. Yine de neler olup bittiğine dair fikir sahibi olmak adına bu yorumlar takip edilmelidir. Güneş, Ay ve yükselen burç özelliklerinizi bilmek kendinizi tanımak hayat amacınızı keşfetmek yolunda bilgilendiricidir. 8Güneş burcuGüneş Tanrısal potansiyeli en üst noktada nasıl ifade edeceğinizin göstergesidir. Esasen en çok konuşulan ancak hakkında en az bilgiye sahip olunan konu Güneş’tir. Bir çok insan Güneş burcunun özelliklerini yani özünü ortaya çıkarmak ve kabullenmek adına bir ömür harcar. Yani Güneş burcunuzun Kova olması Kova olduğunuz değil Kova olmaya geldiğiniz anlamına gelir. Kova kimliğini yani özünüzü ortaya çıkarmanıza hizmet edecek yaşam deneyimlerinden geçeceğiniz bir haritayla dünyaya geldiğinizi düşünmek yerindedir. Bu deneyimler neticesinde özünün deli ya da dahi bir Kova olarak form bulması sürecin ve harita dinamiklerinin nasıl değerlendirildiği ve kişinin bilinç ve tekamül seviyeleriyle ilgilidir. Yani Güneş burcu Kova olan kişinin programı birey olmak ve daha önce düşünülmemiş fikirler üzerinden topluma fayda sağlamaktır. 9Yükselen burç Yükselen burcunuz Allah’ın sizde bu ömür tezahür ettirdiği suretini temsil eder. Bunu beğenmedim başka bir beden alayım deme şansınız olmadığı gibi “öz”ün de yükselen elbisesini reddetmesi beklenemez. Bu elbisenin Güneş burcundan daha görünür olması kişinin özüne ulaşana kadar aynadan yansıma yapmasına benzer. Bireyin içine doğduğu ortam ve deneyimler üzerinden geliştirdiği duruş ve kişilik yükselenin özellikleridir. Mesela yükselen burcu Akrep olan kişi ölüp ölüp dirileceği, kararlı olmayı öğreneceği, mücadele ederek var olacağı bir yaşama doğmuştur. Güneş burcu Kova olan bir yükselen Akrep için durum şöyle özetlenir; Akrebin dönüştürücü gücü ve enerjisi Kovayı doğuracaktır. Akrep'in dönüştürücülüğü akıl üstü bir güç barındırır. Tüm harita aslında özün doğmasına hizmet etmektedir. Öz kendini gerçekleştirip Kova kişiliği ifadesini geliştirdikçe yükselen artık kişiliği değil, yöntemi temsile dönüşmeli ve geriye burcu Ay ise bu bağlamda ruhun ve bilinçaltının temsilcisidir. Ay doğası gereği değişken birçok evresi olduğu içinde derin bir analiz gerektirmektedir. Ay burcunuz duygusal dinamiğinizi belirtir. Basit bir ifade ile Ay ruhsal anlamda sizi hayat boyu sınav alanlarınıza iten kontrolsüz yanınızdır. Onu kontrol edemezsiniz ancak fark edebilirsiniz. Ay burcunu tatmin eden ruhunu tatmin etmiştir. Burada ruhun tatminin bilinçaltının tatmininden ayrı tutulması gerektiğini atlamamak gerekir. Örneğin bir Ay Koç genellikle sabırsız, girişken, çabuk sinirlenen ve çabuk sıkılan yapıdadır. Ancak ruhsal anlamda Ay Koç’u tatmin edecek şey her an yeni bir kapıyı, yeni bir sınırı zorlamak sürekli yeni bir şeyin keşfiyle bulunduğu topluma fayda sağlamaktır. İçindeki savaşçı potansiyelini insanlara doğru değil insanlık için kullanmayı öğrenmesi ruhunun tatminidir. Ay tutulması, Güneş tutulması, ayın halleri yeniay, dolunay, retro gibi ifadelere artık aşinayız. Hepsi artık kulağımıza bir felaket haberi gibi geliyor. Peki gerçekte neleri etkiliyor ve değiştirebiliyorlar? Uzayın varoluşu Dünya’nın varoluşundan eskidir. Yani gökyüzünde sistemler kurulduktan gökyüzü cisimlerine görevlendirme ve ödevler atandıktan sonra Dünya bu sisteme tabii ve dahil olmuştur. Her insana doğumunda bir gökyüzü arsası tahsis edilir. Eğer daha önce dünyaya geldiyseniz ''genelde'' önceki şahsi mülkünüze yerleşirsiniz. Sizin bu gök araziniz gelişmiş bir kompitur sistemi sayesinde eski yeni tüm kayıtlarınızı barındırır. ''Bu sizin bireysel takımyıldızınızdır''. Henüz ölçülemeyen en küçük zaman aralığının dahi burada kaydı vardır. Bu da şu demektir A kişisi bu dünya hayatına falanca evrim için gelmiştir, programı şudur ve bu programa dair deneyimlerinin ezel-ebed kaydı buradadır. Tüm arsalar ana kompitur aracılığıyla birbirinden etkileşim an tanımlanmış 88 takım yıldız var sanırım. Astroloji henüz tamamını da kullanamıyor çalışma disiplininde. Yani iletişimde sorun yaşamak için Merkür retrolarını beklemediğimiz gibi, retro değilken yaşananların tetikleyicisi de kolektif ve bireysel henüz tanımlanmamış göksel objelerin işi. Tek bir alan ya da zaman yoktur ki sebep-sonuç bağlamında kaydı olmasın. Ancak lütfen doğru anlaşılsın; bu “kayıtlı bir kader programını yaşıyoruz” demek değildir ancak şimdi fazla açamayacağım. ''Kozmik kader'' konusunu yazmakta olduğum kitapta uzun uzun sadece insan değil tüm mevcudatın programını okuma görevini teslim alacağı günlere doğru yol almaktadır. Bunun adı öngörmek değil arşiv açmak, program okumaktır. 2020 dönüşüm ve her alanda daha işlevsel olana evrilme refleksini astrolojide de gösterecektir. Ancak insanlığın şartlanmışlıklardan kurtulmaya direnmesi önemli bir engeldir. Siz sadece retroda olacakları merak ederseniz astroloji bu kısır sahanın dışına çıkacak yönde çalışmaya yönelemez. Günümüz insanı için sağlıklı kullanımına değinmeden bitirmeyelim yine de. 14Temel yaklaşım retro, yeniay, dolunay, tutulma olduğunda ''bu olay neye dikkatimi çekmek istiyor, neyi fark etmeliyim?'' olmalı. Sadece ''Merkür retroda bankacılık işlemlerime dikkat etmeliyim'' kullanımı yetmez. Bu 7 kat gök bilgisinin sadece birinci katmanın, görünen yüzünün hayata katkısıdır. Daha büyük bir plan ve o plana dahil olmanızın da bir sebebi var. Lütfen hayat amacınızı yani bu dünya hayatındaki görev ve programlarınızı kavramaya yönelin. Çok yakında astroloji diğer katmanlardan gelen bilgileri okuma tekniklerini ilerletecek ancak unutmayın her birinizin kendi gök arsasına girip çıkma moda tanımıyla ''öze ulaşma'' izniniz 2020 için pek çok astrolog oldukça endişelendirici, felaket tellallığı diyebileceğimiz öngörülerde bulundu ve bulunmaya devam ediyor. 2020 bizi gerçekten endişelendirmeli mi? Felaket tellallığı çok fazla suistimal edilmiş bir ifade aslında. Pek çok astrolog dünyanın dev bir dönüşümün arifesinde olduğunu deprem, yangın, salgın yaşanacağını, ekonomik bir dar boğaza girileceğini vs. öngörmüştür. Süreci öngören astrologların çözüm önerileriyle birlikte bu bilgileri paylaşmaları mesleki sorumluluklarını yerine getirmek şeklinde yorumlanmalı. Vaktiyle bu ikazları ciddiye alıp küçülmeye, sadeleşmeye birikim veya tasarrufa yönelmiş olanlar için ise bu astrolojinin doğru kullanımına örnektir. Ben de öğrencilerime ve danışanlarıma 2020 yılı ile ilgili bir B planı geliştirip tasarruf önlemleri almalarını önerdim. Hatta yılı ikiye bölen bir programlama yaptık pek çoğu için. Hala en yoğun çalıştığımız alan 2020 ikinci dönem ve 2021'i karşılamaktır. Bu, bilgiyi hayata geçirmek bilgeliğe dönüştürmektir. Belki üslup ve yöntem tartışılabilir ancak bu da çok kişiseldir. 16Bana göre işin en önemli kısmı pek çok astrolog ve spiritüelin etik, ahlak, adalet, vicdan, sevgi, doğaya ve insana saygı; kısaca iyi insan olmak üzerine ikazlarda bulunmasıdır. Bu tavsiyeler ruhsal temenniler değil, göksel semboliklerin sebep-sonuç açılımları ve öz anlamlarının aktarılmasıdır. Günü kurtarmayı değil insani hasletlerle yücelmeyi seçenin kazanacağı yönündeki göksel mesajlar çok kıymetlidir. Bir mahalleyi, şehri, ülkeyi veya gezegeni paylaşmak ortak bir kaderin parçası olmaktır. Siz bu grupların parçası olarak üzerinize düşeni layığıyla yapmaya direnirseniz işte o zaman endişeden söz edilebilir. Tesirler mekanizması göksel sembolikleri göreve atamış, onlar da evrim eşiklerinin aşılmasına paralel bir çalışma nizamını devreye almıştır. Karma yasası gereği sen değişirsen karşılık da, ders de değişecektir. Bu ilahi adaletin şaşmaz terazisinin göstergesidir. 17Açıklamak gerekirse göksel sembolikler kader yazanlar değildir ve biz sonu belli bir oyun oynamıyoruz. Dünya hayatı bir gelişim ve değişim devresidir. Göksel semboliklerin vurguları bellidir ancak hala keşfedilmemiş ifade edilememiş sayısız sembolik vardır. Ancak görünen o ki 2020 3. çeyrekte ilginç süprizlere gebedir. O sebeple 2020, Plüton, Satürn, Jüpiter veya Mars beni endişelendirmiyor; siz de endişelenmeyin, tedbir ve sorumluluk alın. Sağlık alanında büyük şokun atlatıldığı tedbir elden bırakılmadıkça bir toparlanma sürecinin devam edebileceği Bu yıl gerçekleşen olaylara bakış açımızı nasıl değiştirelim? Astrolojik olarak 2020’nin önemi nedir? Bakış açımızı yapılandırmaya, kendimizle yüzleşmekle başlayabiliriz. Koronavirüs salgını öncesinde Avustralya’da yangınlar ve hayvanlarla ilgili bir çok acı olay yaşandı. Bu olaylar ciddi göksel semboliklerin çalışacağının bir ön teyidiydi aslında. Pek çok insanın bu acı dolu olaylar esnasında insanlığın bir lanete sürüklendiğini hatta bir belayı hak ettiğini düşündüğünü de hatırlıyorum. Buna kolektif bilinçaltı denebilir. Birey bilinçaltından gelen etkilerle eksik yönlerini tamamlamak üzere nasıl iyi-kötü olaylara çekilirse toplumlar da aynı şekilde evrilir. İlerleyen dönemlerde ise dünyanın her yerinde ülkeler birbirlerine koliler göndermeye başladı. Kolilerin üzerine kendi şairlerinin, filozoflarının güzel sözleri yazıldı. “Ümitsizliğin ardında nice ümitler var. Karanlığın ardında nice güneşler var.” diyen Mevlana’nın sözü de oldukça etkileyiciydi. İnsan varoluştan beri birbirine acımadı, üzdü, savaştı, aç bıraktı ama aynı acıyı, üzüntüyü, korkuyu birlikte yaşayarak dersler aldı ya da almalıydı. 192020 yılı Yaradanın ''birlik bilincine ulaş'' emir ve kehanetine doğru atılmış büyük bir adımdır ve yılın temel gerçeğidir. Şu an dünya sonunu görmediği bir zaman tünelinin içinde ışığa ilerliyor. İnsanın ''zorlu deneyimlerin daha öğretici olmasına dair bilinçaltı kayıtları'' dışında da bir sorun yok. Tüm yazılarımda ve derslerimde düşünce yapısını ve sorgulama modelini güncellemeye yönelik şifrelere yer vermemin temel sebebi de bu. Yani siz “kare açı var, öldüm bittim” yerine kare açıyı nasıl sağaltacağınıza yönelirseniz, akıl ve yeteneklerinizi kullanarak zor olanı yönetirseniz Dünya değişir. Acılarla öğrenmeyi beslemekten vazgeçilmesi gerekir. Birleşin, bütünlenin ve gökyüzünü dinleyin. ABONE OL Uzman Astrolog Zeynep Turan ile 1 Eylül 2020 Salı günü için burç yorumları yayında! Sosyal medya üzerindeki kullanıcıların Twitburc olarak da bildiği Zeynep Turan, her zaman olduğu gibi haftalık burç yorumlarında da aşk, ekonomi, aile ve sağlık gibi birçok önemli konuya değindi. Peki, 1 Eylül 2020 Salı burç yorumlarınızda ne var? Haberimizin detaylarından günlük burç yorumlarını bulabilir, ilerleyen sayfalarda ise astroloji konusunda uzman isim olan Zeynep Turan'ın "Eylül ayında neler oluyor?" başlıklı yazısındaki tahminlerini görebilirsiniz. GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI 1 EYLÜL 2020 SALI - ASTROLOJİ Astrogündem 1949 Kuruluşlu NATO dünya gündemine bir anda oturabilir. Merkür-Plüton 120'liği; tarihte az görünen tatbikatlara şahit olacağımızı işaret ediyor. Önemli lojistik firmalarının yeni uygulamaları bizleri şaşırtabilir. Koç Her zaman güçlü kalmayı başardın ama artık çatışmalar içerisinde olmaktan yoruldun. Devam etmen için neler yapman gerektiğini fark ediyorsun. BOĞA İletişimde huzuru sağlayabileceğin bir gün seni bekliyor. İsteklerin daha belirgin. Bunlar için adım attığın bir gündesin. Beklentilerin nihayet sonuçlanacak. İKİZLER Eğer çevrende samimiyetini sorguladığın kişiler varsa, düşüncelerinin doğru olduğunu görebilirsin. Hislerine titizlikle güvendiğin bir gün yaşayacaksın. YENGEÇ Girişimci ruhunu ortaya çıkaracak işler yapmak istiyor ve bu konuda engel tanımıyorsun. Evinle ilgilenmek istediğin bir gün… ASLAN Sorunlu bir ilişkinin içindeysen objektif olabilmeyi öğreneceksin, partnerine karşı kendini ifade ediş şeklin netleşecek.

tayyip ne zaman ölecek astroloji 2020