Gümüşel, “Ergen, ailenin yönlendirmeleri ve uyarılarına karşılık olarak tepkisel davranışlar gösterir. Öfkelidir, sürekli tutum değiştirir, aynı olaya farklı tepki verebilir, çabuk değişir. Aile de bu tepkileri karşı gelme, söz dinlememe olarak algılar ve çatışmalar başlar. Oysaki ebeveyn, öncelikle ‘Çocuğum Eşim 3 aydır cezaevinde tutuklu,2 tane liseye giden oğlum var,1 tanede 4 yaşında alerji astım oğlum var.3 çocuğumla mağdurum desteklerinizi bekliyorum Cevapla Selin dedi ki: AdıAbbas. Çalışmıyor o, diyaliz hastası. Abbas`a biz bakacağız. 13 yaşından beri kağıt topluyorum Ankara`da. Niğdeliyim. İlkokula başladığım yıl geldik Ankara`ya. Ortaokulu bitirebildim yalnızca; hep takdir alarak geçtim sınıfları. Liseye yazdırmadı babam; sokağa saldı beni çalışıp da işe yaramam için. Liseye başlayanların alışması daha zor. İlkokullar bu sene bu şekilde devam edebilir ama liseye yeni başlayanlarda durum daha zor. Matematik, İngilizce gibi bazı derslerde konuları Benim dört çocuğum var iki kızım iki oğlun kızım liseye gidiyor diğer kızım orta okula gidiyor oğlum da ilkokul 3 sınıfa gidiyor. Kızlarımın öğretmenleri guruptan her gün ders veriyorlar derslerini yapabiliyorlar en azından ama 3. Sınıfa giden oğlum için aynisini söyleyemeyeceğim. liseye yeni başlayacaklara tavsiyeler. şükela: tümü | bugün. / 10 ». bir daha hiç bir zaman derslerinizin bu kadar hafif olmayacagi gercegini asla unutmayin. zira hayat, calisma miktari olarak sürekli artan bir grafik cizmektedir. aged. 7258. Gönül KOCAOluşturulma Tarihi Ağustos 29, 2014 0927TEOG’da nakil süreci devam ederken, tercih yapan ya da yapmayan öğrenci ve velilerin nakil çilesi devam okula gideceği için tercih yapmayan ama başta imam hatipler olmak üzere istemediği okullara gönderilen Müslüman ve gayrimüslim öğrencilerle birlikte, tercih listesi yapan ve ikametgahından çok uzak semtlere yerleştirilen öğrenciler de sorun yaşıyor. İşte o öğrencilerden bir bölümü Devlet lisesine nakil olmazsa okula göndermem Üsküdar’da oturuyor, çocuğu Başakşehir’deki okula gidecekÜsküdar’da oturuyorum. Çocuğum A grubunda değil ama B grubunda meslek lisesi türü yazdı. TEOG puanı 381,1730. Sonuçlar açıklanınca büyük şok yaşadım. Eve yakın bir okul yerine Başakşehir’de bulunan Hacı Fatma Gül Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne yerleştirilmişti. Soluğu Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde aldık. Ancak, yetkililer “Dua et il dışına çıkmamış, il dışına çıkanlar var. İstersen nakil yaptırabilirsin, ama nakil için de mutlaka o okula gidip dilekçe vermen gerekiyor” cevabını aldık. Sonra da çaresiz, Başakşehir’deki okula doğru saat yola çıkıp, öğleden sonra gidebildik. Çocuğun oraya gitmesi mümkün değil. Okula dilekçe verdim ama tek tercih yapmak gerekiyordu. İlk hafta nakil olmazsa ikinci ve diğer haftalarda da oraya gitmem gerekiyordu. Müdür de bizden 4 tercih aldı ki her hafta okula gitmek zorunda kalmayalım. Çocuğum sınavdan çok iyi bir puan almasa da dersleri iyiydi. Oğlum nakil başvurusu yaptığı okula yerleşemezse ne özele, ne de açık liseye kayıt yaptıracağım. Eşim memur, maaşı 2 bin lira. Tek çocuğumuz var. Ben ev hanımıyım. Ev kendimizin ama yine de bu maaşla özel okul masrafını karşılayamayız. Açık liseye de göndermem çünkü sınavdan kötü puan alması öğrencinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Oğlum başarılı bir öğrenci. Nakil istediğimiz okullar olmazsa, devlet kapıma dayanıp “neden okula göndermiyorsun” diye hesap soracak ama bizi bu duruma onlar düşürdü. Oğlumun o okula gitmesi mümkün değil. Bizim tercih listemizde olmayan bir semte ve okula gönderdiler. Nakil sonuçlarını bekleyeceğiz, olmazsa okula göndermem psikolojisi bozuldu, 4 saat gidiş, 4 saat gelişAyşe Özer’in kızı Avcılar’dan Şile’ye gidecekKızım Sehanur Özer TEOG’da tercih etmediği halde Şile İMKB 50. Yıl Çok Programlı Anadolu Lisesi’ne yerleştirildi. Avcılar’da oturuyorum. Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü’ndeki okulları tercih etmiştim. Avcılar’dan Şile’ye gitmek gibi imkanım yok, maddi durumum da buna uygun değil. Bu yerleştirme sistem çok saçma. Nakil için dilekçe verdim. Okul yetkilileri henüz boş kontenjan olmadığını ve en az 4-5 defa Şile’ye gidebileceğimi söylüyor. Her defasında 150 lira yol ve ihtiyaçlar için masrafım oluyor. Çocuğumu oraya göndermem. 4 saat gidiş, 4 saat geliş. Kızımın psikolojisi bozuldu. Eğer nakil olmaz ve tek seçenek imam hatip olursa okula gitmem diyor. Çok sinirli ve gergin. Devlete ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya çok isyan ediyor. Eğitim hayatıyla oynadıklarını söylüyor ve okul zorlar devlet memuru, Avcılar’da oturuyor, çocuğu Kemerburgaz’daki okula gidecekOğlum TEOG’dan puan aldı. A ve B grubu tercih listesi yaptı. Avcılar’da oturuyoruz, A grubunda yazdığımız son iki tercih yerine Kumburgaz Mehmet Erçağ Çok Programlı Anadolu Lisesi’ne yerleşti. Avcılar’dan Kumburgaza özel araçla en az bir saatte gidiliyor. Orada da okul bir tepede olduğu için araç çıkmıyor, yarım saat yürümek gerekiyor. Nakil için başvuru yaptık, ancak okulun nakil kontenjanı yok. Bakalım ne olacak? Nakilde tek tercih yapılıyor, istediğimiz okula yerleşmezse Kumburgaz’a tekrar tekrar gitmemiz gerekecek. Biz buna mecbur değiliz. Devlet liseleri olmazsa özel okulu düşünebiliriz ama bu da bizi zorlar. Ben devlet memuruyum, eşim emekli. Tek çocuğumuz var. Evimiz kira. Aylık gelirimiz yüksek çünkü ikimiz de çalışıyoruz ama yine de özel okul bizi zorlar diye düşünüyorum. Asla açıköğretim lisesine göndermem. Evden okul 128 kilometre Ahmet Kerim Bozcu, çocuğu Erenköy’den Çatalca’ya gidecekKızım Zehra Bozcu TEOG’dan puan aldı. Erenköy’de oturuyoruz, kızım ilçe tercihlerine Kadıköy, Maltepe, Ataşehir ve Üsküdar’ı yazdı. Ancak yerleştirme sonuçlarında hiçbir tercih listesinde olmayan Çatalca’daki Binkılıç Çok Programlı Anadolu Lisesi’ne yerleştirilmişti. Ben dershane öğretmeniyim. Çocuğumu özel okula göndermeyi düşünüyoruz ama böyle bir sonuç da beklemiyorduk. Okulun yerini öğrenince şoka girdim. Okul evimizin bulunduğu yerden 128 kilometre uzakta. Okula gitmem 2,5 saati buldu o da özel araçla. Otobüsle gitsem Anadolu Yakası’nda önce Yenibosna’ya gitmem ve odana başka bir otobüsle Çatalca’ya gitmem gerekiyormuş. Ben dershanede olduğum için özel okula nakil istedik, ücretlerinde indirim yapılıyor. Yoksa bu alternatifi düşünemezdim. Eşim ev hanımı. Bir oğlum da öğrenci. Şu anda benim tuzum kuru ama özel okulu düşünemeyen öğrenciler var. İmam hatip lisesi tercihlerim arasında yoktuMustafa Türkoğlu, Yenibosna İmam Hatip Anadolu Lisesi’ne yerleştirildiBahçelievler’de oturuyorum. Tercih listemde imam hatip lisesi yoktu. Anadolu liselerini tercih ettim ama Yenibosna İmam Hatip Anadolu Lisesi’ne yerleştirildiğimi gördüm. Çok şaşırdım. Bu sistem çok kötü. Fatih’te Atatürk Çağdaş Yaşam Çok Programlı Anadolu Lisesi’ne nakil ile geçmek için dilekçe verdim. Eğer başka bir okula gidemezsem mecburen imam hatip lisesine gitmek zorunda kalacağım. Ama bunu apar topar döndükKiraz Ünver, Kızı Güngören’den Yenibosna Çok Programlı Anadolu Lisesi’ne yerleştirildiGüngören’de oturuyoruz. Kızım TEOG’da 436 puan aldı. Daha düşük puanlı Yenibosna Çok Programlı Anadolu Lisesi’ne yerleştirdi. Bu lise türünü yazmamıştı. Ailece Konya’da köyde tatildeydik ama böyle bu durumu öğrenince apar topar döndük. Naklimizi evimize en yakın bir Anadolu lisesine aldırmak istiyoruz. Dilekçe verdik. Nakil olmazsa kızımı imam hatipe göndermem. Ne yapacağımı şuan bilmiyorum. Nakilleri deneyeceğim önce. BU 10 YÖNTEM SAYESİNDE ÇOCUKLAR EV ÖDEVİ YAPMAYI SEVİYOR! ANA SAYFA / BLOG / Bu 10 Yöntem Sayesinde Çocuklar Ev Ödevi Yapmayı Seviyor! Son Güncelleme Tarihi 21 Şubat 2019 Okulda verilen ödevler çocuklar için zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Bazı çocuklar, sadece sevdiği derslerle ilgili ev ödevlerini yapma konusunda istekli olurken, bazı çocuklar ise bütün ev ödevlerini sıkıcı buluyor. Ödev yapma konusunda isteksizliklerin sebepleri ve çözüm yolları hakkında bilgilendirici bir yazı hazırladık. Öncelikle “ev ödevi nedir ve neden önemlidir?” Sorusunu cevaplayalım. Sonrasında ise ev ödevlerinin çocuğa nasıl sevdirileceğini anlatalım. Çocuğunuzun okul ve ders başarısını artıran, bilimsel ve eğlenceli zeka oyunları uygulaması MentalUP’ı mutlaka inceleyin EV ÖDEVİ NEDİR? Ödev, yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Bu görev, başkası tarafından verilebileceği gibi kişinin kendi kendine sorumluluk yüklemesi ve yerine getirme gerekliliği hissetmesi sonucu da edinilebilir. Ev ödevi okul ödevi ise öğrenmeyi desteklemek için öğrencinin okul saatleri dışında, evinde yapması gereken görevlerini ifade eder. EV ÖDEVİ NEDEN ÖNEMLİ? Yukarıdaki tanımda bazı kelimeleri kalınlaştırarak özellikle vurgulamak istedik. Şimdi kavramlar üzerinden ev ödevlerinin önemini hatırlamış olalım. Sorumluluk Okulda verilen ev ödevleri, çocuklara sorumluluk almayı ve sorumluluklarını yerine getirmeyi öğretir, alıştırır. Bu yönüyle verilen ödevler oldukça önemlidir. Yerine getirilmesi gereken görevler Öğrenci, ödevler sayesinde bir dönemi başarı ile tamamlamanın yöntemlerini keşfeder, çıkarımlar yapar ve ders alır. Örnek Başarılı olmak için derslerime çalışıp, ödevlerimi yaptığımda nasıl sonuçlar aldım; yapmadığımda nasıl sonuçlar aldım? Öğrenme sürecini desteklemek Öğrenciler, ödevler sayesinde öğrendiklerinin kalıcı olmasını sağlar. Bir sonraki konulara ise hazırlıklı olurlar. EV ÖDEVİNİ ÇOCUĞA SEVDİRMEK İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER! Ödevi sevdirmekten önce, ödevi korkutucu hale getirmeme konusuna çok dikkat etmeliyiz. Bunu sağlamak için anne-babaların ve öğretmenlerin kaçınması gereken davranışlardan ve asıl yapılması gerekenlerden bahsedelim. 1- Aşırı Zaman Alıcı veya Zor Ödevler Verilmemeli Öğretmenler, çocukların okul dışındaki zamanını neredeyse komple işgal edecek düzeyde ağır ödevler vermemelidir. Bununla birlikte, kısa sürede bitebilecek olmasına rağmen aşırı zor ödevler de verilmemelidir. Bu tür ödevler karşısında çocuklar psikolojik olarak aşırı yorulmakta ve yılgınlık hissetmektedirler. Öyleyse, gereğinden fazla/zor ödevler verilmemesi gerektiği konusunda netleştiğimizi varsayıyorum ve bir sonraki maddeye geçiyorum. 2- Mükemmeliyetçi Olmayın, Çocuğu Yıldırmayın Çocuğunuzun yaptığı ödev gözünüze hoş görünmüyor olabilir ama neticede o ödev yapılmış ve bitmiştir. “Hayır bu olmamış, yeniden yap” dediğiniz anda çocuk, bütün emeklerinin boşa gittiğini düşünüp üzülecektir. Bu durum sık sık tekrar ederse bu defa çocuk “ne de olsa yaptığım ödev beğenilmeyecek. Uğraşmama gerek yok” diyerek başarısızlığı peşin peşin kabullenebilir. Bu yüzden, ödevde hatalar varsa düzeltmesi için yardımcı olun ama komple ödevi yeniden yapmasını istemeyin. 3- Çocuk, Okuldan Gelir Gelmez Ödev Yapmaya Zorlanmamalıdır. Okuldan eve gelen çocuk, mesaisini tamamlamış bir yetişkin gibi dinlenme ihtiyacı duyar. Çocuğunuz okuldan geldiği anda “hemen ödevlerini yap!” dememelisiniz. Ona dinlenmesi ve oyun oynaması için zaman tanımanız gerekir. Yaşına uygun ve eğlenceli etkinlikler ile onu ödüllendirmelisiniz. Örneğin; 7 yaşında bir çocuğunuz varsa, eğlenmesini sağlayacak 7 yaş etkinlik önerileri ile onu mutlu edebilirsiniz. Unutmayın Oyunlar, çocukların zeka gelişimi için en etkili araçlardır. Çocuğunuzun oyuna ayırdığı süreyi ona çok görmeyin. En basit evcilik oyunu bile çocuğunuzun hayal gücünü geliştirme ve çeşitli sorumluluklara hazırlama konusunda önemli etkiye sahiptir. Öte yandan, bizzat planlı hazırlanmış zeka oyunları, zeka geliştirici oyuncaklar ve benzeri materyaller çocukların hem eğlenmesini hem de zihinsel becerilerini geliştirmesini sağlıyor. Teknolojinin gelişmesiyle bu konuda yeni alternatifler üretildi. Bunlardan en başarılı olanı Türk akademisyenlerden geldi. MentalUP Eğitsel Zeka Oyunları’nı inceleyin. Yıldız Teknik Üniversitesi akademisyenlerinin, çocuk gelişim uzmanları eşliğinde geliştirdiği MentalUP, pedagojik ürün sertifikasına sahip bir uygulamadır. TÜBİTAK destekli olan ve zincir okullar tarafından da tercih edilen MentalUP, içerdiği bilimsel ve eğlenceli zeka oyunları ile çocukları hem eğlendiriyor, hem geliştiriyor, hem de öğretiyor. İncelemenizde fayda var. MentalUP’ı ücretsiz de kullanabilirsiniz. Şimdi Deneyin 4- Ödev Yapma Saati Belirlemek Çok Önemli! Çocuğunuzun günlük aktivitelerini planlaması ve bu plana uyması her zaman yararına olacaktır. Ona planlı yaşamayı öğretin ancak bu planı siz yapmayın. Kendi planlamasını oluşturmasına müsaade edin veya seçenekler sunun. Örneğin, ev ödevlerini günün hangi saatlerinde yapmak istediğini sorun. Anlaşma sağlamanız durumunda sürekli ödevlerini hatırlatmak zorunda kalmamış olursunuz. Unutmayın Çocuğu sürekli ders çalışmaya ve ödev yapmaya zorlamak sık sık hatırlatma yapmak ters etki oluşturur. Bu tür baskılara maruz kalan çocuklar sık sık mazeretler uydurmaya ve ödevlerden uzaklaşmaya çalışır. Çocuğunuzun uygun bir saat dilimi belirlerse tercihini onaylayın ve takip edin. Her gün aynı saatte ödevlerini yapması, derslerine çalışması önemli bir detaydır. Yani, bu planlama sürekli değiştirilmemelidir. Bu şekilde çocuğunuz erteleme alışkanlığı edinmeden görev ve sorumluluklarını tamamlamayı öğrenir. Aksi durumda “biraz sonra yaparım” diye diye ödevlerini uyku saati gelene kadar ertelemeye başlayabilir. Yetişkinler de dahil her insan, görevlerini erteledikçe motivasyonunu kaybeder. Dolayısıyla, ev ödevi saati belirlemek oldukça faydalıdır. 5- Ödevler Kontrol Edilmelidir. Her insan yaptığı işin karşılığını görmek ister. Bununla birlikte, denetlemenin olmadığı işlerde bir takım aksaklıklar görülür. Bu dengeyi iyi ayarlamak gerekir. Çocuğunuz ev ödevini bitirdiğinde onu tebrik edeceğinizi bilmeli. Ödevini yapmadığında ise açıklama yapmak zorunda olacağını bilmelidir. Özellikle öğretmenler, verdiği ödevlerin yapılıp yapılmadığını kontrol etmelidir. Aksi durumda öğrenci “ödevimi yapsam da yapmasam da bir şey olmuyor” düşüncesiyle sorumluluk duygusunu kaybedebilir. 6- Öğrencinin Başarıları Takdir Edilmeli ve Motivasyonu Artırılmalıdır. “Çocuğum ders çalışmıyor” diyen ebeveynlerin birçoğu sürekli şikayetçi olurken takdir etmenin önemini atlıyor. Her zaman olumsuzlukları dile getirmek yerine çocuğunun ödevlerini övgü dolu sözlerle takdir ettiklerinde sonuçların değişebildiğini gözlemliyorlar. Aynı şekilde öğretmenler de bu konuya önem göstermelidir. Örnek Güzel bir ödev yaprağını alıp sınıfın panosuna asmak, öğrenciyi mutlu eder ve motivasyonunu artırır. Anne-babalar da aynısını evlerinde yapabilirler. Çocuğunuzun yaptığı özenli bir çalışmayı vitrine koymanız veya duvara asmanız onu motive edecektir. Başarısı tebrik edilen öğrenci bundan sonra ödevlerini daha özenerek ve güzel bir şekilde yapmaya çalışacaktır. 7- Ders Araç Gereçleri Her Zaman Hazır Olmalıdır. Birçok kez içsel motivasyonunu zorla yüksek tutup ödev başına oturan çocuk, bölünmek zorunda kaldıkça motivasyonunu kaybedecektir. Bu yüzden, ders esnasında ona lazım olabilecek tüm eşyaları yanında olmalıdır. Tam derse konsantre olduğu anda kalem kalem ucunun bitmesi ve sağda solda uç arayarak zaman kaybetmesi tüm ilgisini dağıtabilir. Silgi, kalemtıraş, cetvel, kalem ucu ve benzeri eşyaları stokladığınız küçük bir kutu yapabilirsiniz. 8- Yardımcı Olun Ama Her Zaman Değil! Çocuğunuzun ev ödevlerine yardımcı olun. Bu sayede, aşamadığı konularda uzun süre zaman kaybetmesini engellemiş ve çözüm yolunu göstermiş olursunuz. Burada dikkat etmeniz gereken konu ise çocuğun bunu alışkanlık haline getirip getirmediğidir. Bazen çocuklar, ebeveynlerden yardım almayı alışkanlık haline getirir ve gayret etmeye son verirler. Ne de olsa annesi veya babası ödevin tamamlanmasını sağlayacaktır. Bu durum tekrar ettikçe çocuk tembelleşerek sorumluluk duygusundan uzaklaşacaktır. En güzeli, zorlandığı noktalarda hangi kaynaklardan yardım alabileceğini göstermek ve onu araştırma yapmaya teşvik etmektir. 9- Sevginin Gücünü Kullanın Çocuklar, gördükleri sevgiye karşılıksız kalmazlar. Bir çocuğun öğretmenini seviyor olması, öğretmenden gelecek tavsiyeleri değerlendirmesi adına oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalarda, öğrencilerin, sevdiği derslere ve sevdiği öğretmenlerden gelen taleplere karşı daha duyarlı olduğu gözlemlenmiştir. Aynı şekilde anne-babalar da çocuklarını ilgi ve sevgi konusunda tatmin etmelidirler. Sevilen ve değer gördüğünü hisseden çocuklar, karşı tarafa mahcup olmamak için üzerine düşen sorumlulukları da istekle yerine getirirler. 10- Öğrencinin Yaşına Uygun, İdeal Ödev Süresi Uzmanların önerilerine göre, çocukların ev ödevi için ayırmaları gereken süre aşağıdaki gibidir. 2. Sınıflar 4. Sınıflar 9. Sınıflar 11+ Sınıflar 20 dakika 30-40 dakika 45-60 dakika 60-90 dakika 90-120 dakika NOT Günlük ders tekrarı süreleri tabloya dahil değildir. Tablodaki süreler, zorunlu ödevlere ayrılması gereken ortalama ideal süreyi ifade etmektedir. Bu yazı “çocuğum ders çalışmıyor, ne yapmalıyım?” diyen anne-babalar için çözüm olması amacıyla hazırlanmıştır. Okulu, dersleri ve ödevleri sevdirmek adına yeni paylaşımlarımızda görüşmek üzere, çocuklarımızın akademik hayatında başarılar dileriz. 02 Mart 2017 Bünyamin Kapıcıoğlu BU YAZIYI OKUYANLAR AŞAĞIDAKİ BAŞLIKLARI DA İNCELEDİ Çocuğum hangi okula kayıtlı, ilkokul 1. sınıf ve 5. sınıf çocuğum hangi okula gidecek. MEB Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2018 2019 Eğitim Öğretim yılı ilkokul kayıtları e okul tarafından otomatik olarak yapılacak. Veliler tarafından sitemize çocuğum hangi okula gidecek 2018 2019, çocuğum hangi okula kayıtlı e kayıt sorgulama ile ilgili sorular geliyor. Bu konuda kısaca bilgi verelim. İlkokul 1. sınıf öğrenci kayıtları Milli Eğitim Bakanlığı e okul kayıt sorgulama sistemi tarafından otomatik olarak okullara kayıtları yapıldı. Çocuğunuzun hangi okula kayıtlı olduğunu öğrenmek için MEB tarafından kısa bir süre sonra bir sayfa yayınlanacak, bu sayfadan çocuğunuzun Kimlik numarasını girerek “Çocuğum hangi okula kayıtlı” sorunuzun yanıtını bulmuş olacaksınız. 30 Eylül 2017 tarihi itibariyle 66 aylık olanlar ilkokula kayıt edilecek. Kayıt işlemlerinde çocuğun ikametgahına en yakın okul esas alınacak. Daha detaylı bilgi için Alo 147 yi arayıp bilgi alınız. Çocuğum Hangi Okula Gidecek E Okul Kayıt Sorgulama İçin Tıklayın 2018 2019 E Okul İlkokul 1. Sınıf Kayıt Sorgulama Sonuçları İle İlgili Yorumlarınızı ve Sorularınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz Hülya ve Hakan Selçuk çifti her sabah lise son ve ilkokul üçüncü sınıfa giden iki oğullarıyla birlikte tempolu bir güne merhaba diyor. 8 yaşındaki Çınar, sabah uyanıyor ve Zoom üzerinden ilk dersine giriyor. Hülya Selçuk işe yetişmek, lise son sınıf öğrencisi İlhancan ise okula gitmek üzere evden çıkıyor, serbest çalışan Hakan Selçuk bu sırada Çınar'ın kahvaltısını hazırlıyor. 30 dakika sonra ilk ders bitecek ve 10 dakikalık teneffüste Çınar kahvaltısını edip ikinci derse yetişecek...Devlet okullarında sabah başlayan ders programı kadar devam ediyor; yarım saat ders, 10 dakika mola... Baba Selçuk öğlene kadar Çınar'ın dersleri dışında başka hiçbir şeyle ilgilenemiyor. İşlerini halletmesi gerekirse anne Hülya Selçuk, oğlu Çınar'ı da işe götürerek yan dükkandaki bilgisayardan derslere katılmasını sağlıyor...Alsırt ailesinin evinde de her gün benzer olaylar yaşanıyor. Anne Başak Alsırt çalışmıyor, baba Timuçin Alsırt işe gidiyor. Beril'in bu yıl okuldaki ilk günleri. Ablası Elanur da lise yıllarına merhaba diyor ancak uzaktan... İkisi için de tuhaf ve buruk sayılacak bu başlangıç Başak Alsırt'ı ne kadar zorlasa da "Her şeye rağmen eğitim bir şekilde evden devam etmeli" diyor. Elanur ve Beril özel okulda. Dersler sabah başlıyor, kadar sürüyor. Bir ders 30 dakika, teneffüs 20 dakika, öğle arası 50 dakika. Normalde aynı odayı paylaşan Elanur ve Beril ders saatlerinde farklı odalara geçiyor. Anne Alsırt çoğunlukla küçük kızıyla ilgileniyor olsa da aslında liseye başlayan kızının problemlerinin daha çok olduğunu anlatıyor "Okulu yeni, sınıf arkadaşlarını tanımıyor. Kamera açmak istemiyor. Aslında tüm sınıf aynı."Dar gelirli ailelerin evindeyse farklı sorunlar var. Yaşları birbirine yakın 3-4 çocuklu evlerde EBA'da çakışan dersler için kavga çıkıyor. Altı çocuk babası Nuri Aksünger "Biri anaokulunda dört çocuğum okula gidiyor. Hayırsever bir vatandaş evimize internet bağlattı. Fakat ne cep telefonu, ne bilgisayar ne de tablet var. Alacak gücüm yok" Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD tarafından yayımlanan 'COVID-19 Salgınında Eğitim' adlı rapora göre 'Sessiz bir çalışma yerine erişimi olan öğrencilerin yüzdesi' listesinde Türkiye, 77 ülke arasında 49'uncu sırada. Bilgisayara erişimi olan öğrencilerin ortalaması da yüzde 70'in altında. Kırsaldaki yaşam bu raporu doğruluyor... Misal, Mardin'in Eskihisar Köyü uzaktan eğitime erişemiyor. Bilgisayar, tablet yok, olsa da internet yok, televizyon var ama elektrik yok...Rapora göre COVID-19 sebebiyle bu yıl dünya genelinde milyardan fazla çocuk okul dışında ancak bu öğrencilerin yüzde kaçının çevrimiçi eğitime dahil olduğu bilinmiyor. Türkiye'deki durumu anlamak için bu dönem uzaktan eğitimle geçirdikleri birkaç haftayı anlatmalarını istediğimiz veliler ve öğrenciler de 'önlerini göremiyor'. Bu maratonun nasıl devam edeceği belirsiz, şartlar zor, eşitlik yok; yine de veliler eğitimin evden devam etmesini istiyor çünkü çocuklarının sağlığı her şeyden daha KIZIM KAMERA AÇMAK İSTEMİYORBaşak Alsırtİki kızım var; küçüğü ilkokul bire, büyüğü lise bire başladı. İkisi de özel okula gidiyor. Küçük kızım Beril'i başta yüz yüze eğitime göndermedim, çok da kararlıydım. Ancak ilk hafta canlı bağlantıda okula giden sınıftaki arkadaşlarını görünce bir gün boyunca ağladı. "Virüs varsa onlar neden okula gidiyor" diye soruyor. Mecburen iki gün göndermeye başladık. Uzaktan eğitimde okuma-yazmayı nasıl öğrenecek endişemiz vardı ama dersler beklediğimizden verimli geçiyor. Biz de okuma-yazma çalışmaları ve ödev ağırlıklı destek oluyoruz. İki gün yüz yüze eğitim olduğu günlerde öğretmenlerin işi çok zor. Bir kısım sınıfta oluyor, bir kısım evde bilgisayar başında. Öğretmen bir sınıfa anlatıyor, bir bilgisayara. Birinci sınıfların yaşı da küçük olduğundan onlara doğru anlatmıyor diye kıskananlar mı istersiniz, ağlayanlar mı?Liseye başlayanların alışması daha zorİlkokullar bu sene bu şekilde devam edebilir ama liseye yeni başlayanlarda durum daha zor. Matematik, İngilizce gibi bazı derslerde konuları anlayamadığını, bunu dile getirmekte zorlandığını anlatıyor. Sınıf arkadaşlarıyla doğru düzgün tanışamadı bile. Hiçbiri derslere kamera açarak katılmak istemiyor. Küçük kızımla ben bir şekilde ilgileniyorum ama büyük kızım için özel ders desteği alacağız. Bir gün salgın bittiğinde hayat normale dönecek ve çocuklar hem okullarına hem arkadaşlarına kavuşacaklar. O güne kadar her şeye rağmen evden eğitimde kalmak gerektiğini düşünüyorum. TENEFFÜSTE ARKADAŞLARIYLA OLAMAMALARI İSTEKSİZLİK YARATIYORSevgi YaylımOğlum Demir, 6. sınıf öğrencisi, özel okulda. Hafta içi her gün arası çevrimiçi eğitim alıyor. 6'ncı sınıf olduğu için hiç okula gitmiyor. Evde tabletinden bağlantı sağlıyor. Uzaktan eğitimde okulumuzun öğretmenleri oldukça özverili ancak yine de okuldaki bire bir eğitimle aynı olması beklenemez. Ayrıca çocukların sürekli evde olması, teneffüste bahçede koşamamaları, arkadaşlarıyla vakit geçirememeleri gibi etkenler ders aralarında deşarj olamamalarına neden oluyor. Bu durumda zaman zaman bir sonraki derse biraz isteksiz giriyor ama yine de çevrimiçi katıldığı derslerde verim aldığımızı düşünüyorum. Demir evden eğitimde sevdiği yönleri öğretmenleriyle ders yapmak, sevmediği yönleriyse sürekli tablete bakmak zorunda kalmak olarak anlatıyor. Bir de en çok okulun bahçesinde arkadaşlarıyla futbol oynamayı özlediğini söylüyor açısından bu sene okulların açılacağını düşünmüyorum. Önemli olan çocukların sağlığı, derslerle ilgili eksiklikleri bir şekilde telafi edilecektir. Çevrimiçi eğitimle biz de aileler olarak yepyeni deneyimler tadıyoruz. Ne yazık ki çocukları enerjilerini rahatlıkla atabileceği etkinliklere virüs yüzünden yönlendiremiyoruz. Dilerim bu tatsız dönem bir an önce son bulur ve çocuklar evden eğitimden örgün eğitimlerine geri EVDE OLUNCA DİSİPLİN SAĞLAMAK ZORHakan SelçukDersler sabah saat başlıyor. Üçüncü sınıfa giden oğlumuz Çınar 8 gibi uyanıyor. Daha erken kalkmasını sağlayamıyoruz çünkü sürekli evde olduğu bir süreçte birçok konuda disiplin sağlamak zor. Annesi işe gidiyor, çoğunlukla evde ben oluyorum. İlk dersten sonra teneffüste kahvaltısını ediyor ve tekrar ikinci derse giriyor. 10 dakika olan ders araları çok yetersiz. Çocuklar 10 dakika içinde yeni derse konsantre olamıyor. Ayrıca ev ortamında derse ilgisini dağıtacak birçok uyaran var. Bu süreçte ana dersler çok önemli. Rehberlik, beden eğitimi ve resim gibi derslerin yerine diğer derslere ağırlık verilip teneffüs süreleri dersinde öğrenci sayısı 90!Canlı derslere bağlanmak zor olmuyor, biz yanında olmasak Çınar tek başına bağlantıyı kurabilir. Bu sene eğitimden verim aldığı söylenemez. Her gün okul sonrası ders tekrarı yaptırıyoruz. Örneğin İngilizce dersinde üç sınıf birleşiyor ve sınıftaki öğrenci sayısı 90 oluyor. Ders sırasında öğrencilere soru soracak vakit dahi kalmıyor. Çınar'a sabah erken kalkıp okula gitmemek güzel gelse de sıklıkla okulunu ve arkadaşlarını özlediğini söylüyor. Hem çocuklar, hem öğretmenler hem de veliler için zor bir süreç ancak yine de sistem bu şekilde evden devam etmeli. TORUNUMA BEN BAKIYORUM AMA...Necla KaraağaçlıTorunum Rüzgar birinci sınıfa başladı. Haftada iki gün okula gidiyor, diğer günler evden derslere bağlanıyor. Anne-babası çalışıyor; hem Rüzgar'la hem de 10 aylık kardeşiyle ilgileniyorum. İnternet ve bilgisayardan çok anlamıyorum, biz bağlanana kadar ders kaçıyor. Hepsine birden yetişmek çok zor. Henüz öğretmen otoritesi bilmediğinden ders dinlemesi iyice zor. Okulunu sevdiğini söylüyor. Evde bir sürü oyuncak varken bilgisayar başında oturmak sıkıcı ama... Okuma-yazma öğreneceği ilk yılı umarım verimli geçer. DÜKKANA BİLGİSAYAR KOYMAK ZORUNDA KALDIMAhmet UyarEşim 3'üncü sınıfa giden oğlumuzun çevrimiçi derslere bağlanmasını sağlayamıyor. Berberim, her gün dükkandayım. Yarım saatte bir eve gidemem. Çareyi dükkana da bir bilgisayar koymakta bulduk. Uzaktan evdeki bilgisayara bağlanıyorum ve oğlumun ders oturumunu açıyorum. Bitince arıyorlar, kapatıyorum; yeni ders başlamadan önce tekrar arıyorlar, yeniden bağlantı kuruyorum. EVDE HER GÜN TELEVİZYON KAVGASI VARÖzcan KarabağlarApartman görevlisiyim. İki odalı bir evde eşim ve 4 çocuğumla yaşıyoruz. Biri lisede, biri 6'ncı sınıfa başladı, diğerleri ilkokul 1 ve 3'e gidiyor. Evimizde küçük bir televizyon var. EBA'dan dersi hangi biri takip etsin? Allah'tan lisedeki ve birinci sınıfa başlayan okula gidiyor. Diğerleri de her gün evde televizyon kavgası yapıyor. İnternetten ders filan dediler ama bilgisayarımız yok. Benim telefonumdaki internet yetmiyor o işler için. Çocukların bu sene hiçbir şey öğrendiği yok, boşa geçiyor vakitleri. Anneleri göndermek istemiyor ama ben gitmelerinden ŞEYİ DERSLERE GÖRE AYARLADIKGülşah KurukahveciOğlum Ahmet bu yıl birinci sınıfa başladı, devlet okulunda. Hem haftada iki gün okula gidiyor hem de evden canlı eğitime bağlanıyor. Derslerin hepsi evden bağlantı yoluyla olsa çok iyi olacak. Önümüz kış ve vaka sayılarında artış yaşanma ihtimali bizi çok tedirgin ediyor. Gün içinde program yoğun, her şeyi onun ders saatlerine göre ayarlıyorum. Oğlumla birlikte ben de tüm derslere katılıyorum, yeniden okula başlamış gibiyim. Benim için zor da olsa eğlenceli geçtiğini söyleyebilirim. Hakan Selçuk Selçuk Magazin Haberler SORU BANKASI 12 Aralık, 2012 kere okundu Soru Merhabalar benim oğlum 12 yasında ders ve yemek husuunda ciddi sıkıntılarımız var kendimle alakalı da söyliyeyim bende biraz sinirli bir yapım var yaklaşım nasıl olmalı dikkat eksikliği bir de kendinin fark edilmesi için sınıfta tuhaf hareketler yapıyormuş teşşekü ederim değerli bilgilerinizi bekliyorum/Seyfullah CEVAP Merhaba Seyfullah Bey, Birçok ebeveyn çocuklarının gerek yeme gerekse de ders çalışma konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Burada yapılması gereken ilk şey bu problemlerin sebeplerini doğru tespit etmeye çalışmak olmalıdır. Mesela yemek yeme konusunda ne gibi bir sıkıntı var, sevdiği ve istediği şeyleri yiyor ama kendisine faydalı bazı sebzeleri mi yemiyor? Yoksa hemen hemen hiçbir şey mi yemiyor? Bunları iyi gözlemleyip sıkıntının bir sağlık probleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespit ederek varsa bu sağlık problemlerini ortadan kaldırmak lazım… Şimdi gelelim ayrı ayrı bu konularda neler yapabileceklerinize ve dikkat etmeniz gereken hususlara. Yemek Yeme Problemleri Her şeyden önce yeme problemleri oldukça görecelidir bazı ebeveynler çocuklarının her yaş döneminde aynı porsiyonda yemek yemelerini veya bebeklik dönemlerindeki gibi sık aralıklarla sürekli yeme ihtiyaçları olduğunu düşünür unutulmamalıdır ki çocuk büyüdükçe yeme ihtiyaçları değişir, öğünler azalır ama bunun yanında düzenli yemeye başlar elbette yeme alışkanlığı kazanırken ebeveynler bilmeden yanlışlık yapmazlarsa…12 yaşında bir erkek çocuğun uzmanların görüşüne göre en az kg. arasında olması gerekir. Bu değerlerin altı ve üstü normal değildir. Eğer çocuğunuzun kilosu kg’ın altındaysa mutlaka bir doktora başvurun bunun altında değil ama sınıra yakınsa aşağıdaki önerileri dikkate almanızı tavsiye ederim. Çocuğunuza sık sık abur cubur yedirmeyin özellikle de yemek vaktine yakın zamanlarda. Düzenli yemek yemeye çalışın ve yemek saatinde herkes gibi çocuğunuzu da sofraya çağırın ancak 2-3 çağrıyla yetinin ısrarcı olmayın sofraya gelmezse veya gelip de yemezse ve geçerli bir mazereti yoksa bir dahaki yemek saatine kadar bir şeyler yedirmeyin. Yemek yeme konusunda çocukla çok fazla konuşmamaya çalışın yalnızca yediğinde ne gibi faydaları olacağını yemediğinde ne gibi olumsuzluklar yaşanabileceği konusunda onun anlayacağı şekilde onu bilgilendirin. Sürekli konuşursanız ters tepki oluşturup bu konuda inatlaşabilir. Yeme konusunda sizlerde çok dikkatli olun eğer sizler çocuğunuzun yanında yemek seçer veya yemekler hakkında olumsuz yorumlarda bulunursanız çocuğunuz da bazı yemekleri yemeyebilir veya seçebilir. Eğer çocuğunuz kendisine çok faydalı olan yiyecekleri yemiyorsa sevdiği bazı besinlerle karıştırarak veya onun sevdiği şekillerde veya renkte hazırlayarak onun damak zevkine uydurarak yemesine sağlayabilirsiniz. Mesela süt sevmeyen çocuğa sütü kakaoyla veya balla karıştırarak içmesini sağlayabilirsiniz. Yemekleri ailecek hep birlikte yemeye çalışın, yemesini istediğiniz yiyecekleri sizlerde yiyin ve yemek yeme vakitlerini onların da hoşuna gidecek şekilde eğlenceli hâle getirmeye çalışın… Çocuğunuzu okula göndermeden mutlaka iyi bir kahvaltı yapmasını sağlayın, kahvaltı yapsın yapmasın fazla harçlık vermeyin genelde öğrencilerin çoğu okulda kantinlerden sağlıksız ürünler almakta bunlarda yeme alışkanlıklarını çok olumsuz etkilemektedir. Çocuğunuzun bazı yemeklerin yapılmasına, salata hazırlanmasına veya sofra kurulmasına yardım etmesini sağlayabilirsiniz. Çocuğunuz yemeği hazırlamada, sofrayı kurmada emeği olduğu için yemek yemeye istekli olacaktır. Özellikle iştahı azaltan bol şekerli bisküvi ve çikolataları sınırlı miktarda alması sağlayın. Ve unutulmamalıdır ki birçok problemde olduğu gibi bu konuda da aşırı koruyucu anne baba tutumu çok önemli yemek yeme sorunlarına yol açmaktadır o yüzden aşırı koruyucu ve baskıcı tutumlardan uzak durmalısınız. Ders Çalışma Problemleri Çocuk ders çalışmak istiyor da dikkatini mi toplayamıyor? Ya da ders çalışıyor ancak yine de başarısız mı oluyor? Ya da hiç mi ders çalışmak istemiyor? Tüm bunları da iyi inceleyip dikkatini toplayamama, geç anlama veya görme engeli gibi sağlık problemleri varsa öncelikle bunların giderilmesi gerekir. Her anne-baba çocuğunun sınıfında ödevlerini en iyi yapan, çalışma noktasında öğretmenlerinin beğenisini kazanan, arkadaşlarına da iyi örnek olan bir öğrenci olmalarını ister. Ancak genelde bir çoğumuz bunu başaracak olanın yalnızca çocuğumuz olduğunu düşünerek “Ben ders çalış demezsem asla ders çalışmıyor”; “Aslında benim çocuğum çok zeki ama çalışmıyor”; “Yarın yazılısı var ama hiç umurunda değil”; “Ders için odaya girmesiyle çıkması bir oluyor”; “Ödev var mı diyorum, öğretmen vermedi diyor” gibi şikayetlerle hep onu suçlarız elbette çocuğumuzun bu konuda yapması gerekenler var ama ya bizim yapmamız gerekenler bizler öncelikle bunları yerine getirmeliyiz. Mesela çocuğunun sınıfını bile bilmeyen babalar var, öğretmenini tanımayan, okulunun nerede olduğunu bilmeyen, hangi dersleri gördüğünü bunlardan ne kadar sınav olduklarını vb. bilmeyen ebeveynler var dolayısıyla bizler öncelikle çocuklarımızın yapacaklarından değil de kendi üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmekle başlamalıyız bu konudaki problemleri gidermeye… Çocuğunuzun dersleri ve öğretmenleri hakkında bilgi sahibi olun, Çocuğunuzun öğretmenlerinden ve rehber öğretmenden onun hakkında bilgiler alın, toplantılara katılın, imkân buldukça okulunu ziyaret edin Çocuğunuzda dikkat eksikliği, hiperaktivite ve öğrenme güçlüğü gibi problemleri olup olmadığını öğretmenleri ve rehber öğretmeniyle görüşerek tespit edin. Eğer varsa bu konuda onların ve uzmanların yardımını alın Çocuğunuzun olumlu yönlerini ön plana çıkarın yaptığı iyi şeyleri takdir edin, özellikle çocuğunuzun okulda dikkat çekmek istemesi aslında takdir edilmeye, değer verilmeye ihtiyacı olduğunun da bir göstergesi olabilir bazen çocuklar bunu başarabilmek için olumlu olumsuz her yolu deneyebilirler. Çocuğunuzun kapasitesini aşan beklentiler içine girmeyin… Çocuğunuzun ödevlerini yapabileceği uygun mekan hazırlayın. Bu çocuğa ait bağımsız bir oda olduğu gibi, ders çalışma köşesi de olabilir. Ve kesinlikle o ders çalışırken sizler Tv seyretmeyin böyle bir durumda sizlerde kitap okuyabilirsiniz mesela, Ev ödevi için her gün düzenli ’ödev saati’’ oluşturmasını sağlayın. Çocuğunuzun düzenli ödev yapma alışkanlığını geliştirmesine yardımcı olun. Ödev saati sona ererken, çocuğun yapmış olduğu çalışmayı kontrol edin, İmkânlarınız ölçüsünde zamanında tamamlanan ödevlerin, başarılı olunan sınavların ardından birlikte yapmaktan hoşlandığınız ortak bir faaliyeti gerçekleştirin Sinemaya, tiyatroya gitmek gibi, Çocuğunuzun ödevlerini asla siz yapmayın ancak yönlendirmelerde bulunabilirsiniz, Belirli bir saate kadar ödevin bitirilmesi konusunda çocuğunuzla görüş birliğine varın. İstisnalar dışında çocuğunuzu, zaman sınırlamasına sadık kalması için uyarın, Ders çalışması ve ödev yapması konusunda ona baskı yapmayın. Önemli olan çocuğunuzun ders çalışırken keyif alabilmesi, desteğiniz ve teşvikinizle yapabileceğinin en iyisini ortaya koyabilmesidir. Kesinlikle çocuğunuza yaklaşımınız olumlu ve yapıcı olmalıdır hele ki ergenlik öncesi sert, agresif ve sinirli yaklaşımlar çocuğunuzun size ve söylediklerinize tepki geliştirmesine sebep olur bunlar çözüme katkı sağlamak yerine bilakis çözümsüzlüğü körükler. Çocuğunuzla gerektiğinde bir arkadaş gibi konuşup yapmasını istediğiniz şeyleri güzelce onun anlayacağı şekilde anlatmanızda fayda var. Olumsuz durumlarda hemen sinirle karşılık vermek yerine sakin olup sonuçlarını görmesine izin vererek ona destek olursanız bu problemleri rahatlıkla aşacağınıza eminim. Allah kolaylıklar versin… Paylaşmak Güzeldir

liseye giden oğlum ders çalışmıyor